İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Saya’nın Sesi”, İGA İstanbul Havalimanı’nda Ziyaretçilerle Buluştu

Dünyanın en önemli küresel aktarma merkezi olan İGA İstanbul Havalimanı, İGART ile birlikte, evrensel sanat için de bir merkez olma yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bıraktı. Genç sanatçılara alan açan, gençleri sanatın ve üretimin  merkezine koyan İGART Sanat Projeleri Yarışması’nın birincisi Betül Kotil’e ait “Saya’nın Sesi” eseri, Türkiye’nin kültür ve sanatta vitrini olmaya hazırlanan İGA İstanbul Havalimanı’nda ziyaretçileriyle buluştu. Türkiye’de ilk defa böylesine büyük bir kamusal alan, genç sanatçıların yaratıcı dünyalarına kucak açmış oldu.

Prof. Hüsamettin KOÇAN başkanlığında, her biri alanlarında ülkemizin önemli isimleri olan, yürütme kurulu üyeleri Prof. Gülveli KAYA, Prof. Marcus GRAF, Nazlı PEKTAŞ, Murat TABANLIOĞLU, Deniz ODABAŞ, Mehmet Ali GÜVELİ ve jüri üyesi olarak Heykeltıraş Seyhun TOPUZ ve Seçkin PİRİM’ in titiz çalışmaları sonucu, kendisi bir proje olarak tasarlanan İGART Sanat Projelerinin ilki uygulanarak sonuçlandırılmış oldu.

Cumhuriyet’in 100’üncü yılına ithafen 1923 zil kullanıldı

İstanbul’un kültür ve sanatla harmanlanmış kimliğiyle Anadolu coğrafyasının kültürel hafızasını, farklı kültürlerle buluşturmayı amaçlayan İGART Sanat Projeleri Yarışmaları serisinin ilkine, 221 proje katılım sağladı. Türkiye’de bugüne kadar verilen en büyük meblağ olan 1 milyon TL ödüllü İGART Sanat Projeleri Yarışması, aynı zamanda ülkemizde kamusal alanda yapılacak diğer projelere de önemli bir referans olacak.  Cumhuriyet’in 100’üncü yılına ithafen 1923 adet zili bünyesinde barındıran “Saya’ nın Sesi”, İGA İstanbul Havalimanı metro çıkış alanındaki Viyadük Altında ziyaretçilerini bekliyor.

16 farklı alanda daha yeni eserler sergilenecek

Bölgenin en önemli küresel aktarma merkezi olarak; ülkeler, toplumlar ve kültürlerarası köprü kurma misyonu doğrultusunda İGART’ı hayata geçirerek kültür sanat faaliyetleri bakımından önemli bir adım attıklarını dile getiren İGA CEO’su Kadri Samsunlu, İGART’la birlikte, bu yarışmanın ardından 16 farklı lokasyonda daha proje yarışması hayata geçirerek bu yarışmaları sürdürülebilir kılacaklarını aktardı. Samsunlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Havalimanımızda her gün binlerce kişiyi ağırlıyoruz ve bu ziyaretlerin bir deneyime dönüşmesini önemsiyoruz. İGART ile bu deneyimi, yazıyla, fotoğrafla, videoyla misafirlerimize birer hediye olarak sunabilmenin mutluluğu içerisindeyiz. İGA İstanbul Havalimanı’nın Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olduğunu her zaman vurguluyoruz. Bugün şunu da diyebiliyoruz ki, İGA İstanbul Havalimanı artık, Türkiye’nin kültür ve sanatta da dünyaya açılan kapısı… Saya’nın Sesi bugünden itibaren, İstanbul’dan tüm dünyaya ulaşacak.”

İGART, Türk çağdaş sanatı sahnesinde yerini aldı

İGART Sanat Projeleri Yarışmalarının şartnamesi, değerlendirme kriterleri, uygulaması ve ödülünün miktarı ile gençlere bir alan açma projesi olduğunu söyleyen İGART Yürütme Kurulu Başkanı Prof.Hüsamettin KOÇAN  da böylesi bir yarışmanın, Türk çağdaş sanat tarihinde yer alacak; içeriği paralelinde yıllar içinde de bulunduğu çağa ışık tutacak bir etkinlik olduğuna dikkat çekti. “İGART Sanat Projeleri Yarışması’nın gençlere alan açan, katılımcı ve çeşitliliğe vurgu yapan bir yapısı var. Yarışmamıza gönderilen projeler arasından yapılan seçimler, herkese eşit mesafeli olan bir yapıda, sanat alanında deneyimli ve uzman kişiler tarafından oluşturulan kurulumuzca gerçekleşti. Yarışma modelinin sanatçının önerme biçimlerini önemseyen yapıda olduğunun altını çizmek gerek. Bize iletilen ve çeşitliliğin baskın olduğu projeler içerisinde jürimiz, oy birliğiyle Saya’nın Sesi’ne kulak verdi. Saya’nın Sesi’nin kararlaştırılmasının nedenlerinden biri, projenin mekânın hacmi ile kurduğu estetik ilişki ve mimarinin bir parçası olarak ortaya koyduğu ilişkiydi” diyen Koçan, Anadolu’daki kültürel hafızayla kurduğu ilişkiyle beraber; bu hafızanın genç bir arkadaş aracılığıyla kurulmuş olmasının da seçimlerindeki en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi.

Eserin sahibi Betül Kotil ise heyecanını, “Saya’nın Sesi, uzun zamandır aklımda olan ama mekânını arayan bir projeydi. İGA İstanbul Havalimanı ve İGART sayesinde aradığı mekânı buldu. Yarışmanın kazandığımı öğrendiğimde Saya’nın bizden bir ses olduğunu söylemiştim. Bugün bu alanda Saya’nın Sesi’ni ziyaretçilerimize duyurabildiğimiz için çok mutluyum” cümleleriyle özetledi.

Saya’nın Sesi

Saya, büyük ve küçükbaş hayvanların otlatıldığı aynı zamanda kapalı ağılı bulunan bir kırsal yerleşim alanıdır.

Saya’nın Sesi, hayvan sürülerinin yolculuğunda, boyunlarına takılı olan zilin çıkardığı ses, yolu takip etmeyi ve kaybolmamayı sağlar. Naif ve insancıl bir sestir ve Anadolu kültürüne aittir. Anı ve bellek ile ilişkili bu ses kamusal alanda görünmez bir coğrafyaya referanstır. İGA İstanbul Havalimanı’nda bulunan, yolculuk için hızlı bir geçiş noktası olan metro bağlantı yolunda, izleyiciyi anlık duraksama ve dinleme ile arınma alanına alarak meditatif halin içine yönlendirir.  

Eser 1923 adet dört farklı ölçülerde zilin, kanat formda planlanan çelik kontrüksiyon üzerine yedekli asma emniyeti sağlanarak  oluşturulan bir enstalasyon. Saya’nın Sesi, 90 metre uzunluğunda ve 36 metre genişliğinde alan kaplıyor. Eserde sesi tam zamanlı işitmek adına ise bir kısım zile kinetik eklenti uygulanması da söz konusu…

Saya’nın Sesi’nin üretiminde, dört kuşaktır zil imalatı ile uğraşan bir aile ile çalışılarak, bu zanaatın sürdürülebilir kalkınmasına da ayrıca destek sağlandı.

Bu proje sanatçının eskizinde olan, mekânını arayan bir projeydi. İGA İstanbul Havalimanı ve İGART Sanat Projesi Yarışması sonucunda Saya’nın Sesi, mekânını bulmuş oldu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir